Show Menu

Sevgili Ayna : Adho Mukha Svanasana

2 Aralık 2018 Matın üzerinde karşılaştığın insana bak şefkatle ve fark et kim olduğunu ✨ Yogaya başladığım günden beri kulağıma küpe bu öğreti. Pozun içinde kendisiyle karşılaştığında insan, günlük hayattaki gibi göz ardı edemiyor kendini. Çünkü o an, o anın içindesin her şeyinle. Dikkatin, odağın, zihnin, nefesin bedende. Ve ruhun akıyor; her geçişte farklı bir duygu,…

Read more

Enerji Tasarrufu

Aralık 2017 Evet, 2016 başından beri öğrendiğim en güzel şey: enerji tasarrufu Her canlının olduğu gibi, bir de enerji bedenim var benim, Beni “ben” yapan ! Ve ben bu enerji bedenimi nihayet, korumak adına “sağlıklı sınırlar koyabilmeyi” öğreniyorum. Bu ki, benim yıllardır cebelleştiğim, karanlıklarımın ana kahramanı “sınır koyamamak”.. Bu demek oluyor ki, Bana iyi gelmeyen Enerjimi boşa kullanmama sebep olan Hayat amacıma, bugünüme ve yarınıma hizmet etmeyen Görüşmek veya konuşmak için çabalamam gereken Kendiliğinden değil de zoraki gerçekleşen Akışta olmayıp, aktırmaya çalıştığım Hiçbir şeyi ve hiç kimseyi hayatımda tutamıyorum. Tutmuyorum değil, tutamıyorum. Bu demek değil ki, hayatımdaki insanlarla zerafetle vedalaşmayı öğrendim, Daha kat edecek çok yolum var.. Ama bu şu…

Read more

Kendi’me Giden Yolda

Nadasa bırakmak lazım, bazen bazı şeyleri. Tıpkı benim yazmayı bıraktığım gibi. Son iki senedir öyle yollardan geçiyorum ki, Bir yere gitmekken eskiden derdim, gitmeye çalıştığım tek yer ben’im son iki yıldır. Yollar yolları açıyor, yollar kesişiyor, yol ayrımları geliyor. Ve ilk defa, kabul etmeye çalışıyorum, Olanı, olduğu gibi.. Ve tüm bu yollardan geçerken, kimi zaman kendi bildiğim kendime yabancılaşıyorum, kimi zamansa hiç bilmediğim bir bana yaklaşırken buluyorum kendimi. Yeni bir ben yaratmak değil amacım, ben ile buluşmak. Olduğu gibi kabul ettiğim, olduğu gibi sevdiğim. Ve bu demek değil ki, bana hizmet etmeyen alışkanlıkları değiştirmeden, kendimi hiç geliştirmeden olduğum gibi yaşayayım. Ve fakat bu demek ki, o gün olduğum insan ile…

Read more

Asla

Haziran 2018 Kendime yola çıkalı baya olmuş, farkında değilmişim. Segovia, Aralık 2012 İlk defa tek başıma yola düştüğümü sanarken ben, meğersem ilk defa içime düşmüşüm. Cebimde Madrid’den Paris’e tek yön bir uçak bileti ve sırtımda minik bir sırt çantası. Bu, kendi başına bir hikaye. Diğer her yol hikayesi gibi.. Olympos, Mart 2015 Kendime çıktığım yolculuğun bilinçli olarak başladığı yer ve zaman. O zamanlar adını koyamamış olsam da, ‘gitmek’ kavramının benim için değiştiği yer. Nereye gidersen git, İçinedir yolculuğun ! Ne kadar uzun gidersen git, İçin kadardır yolun. Herkes gibi, benim de oldu büyük laflarım bu yolda.. Taa ki ettiğim büyük lafların hepsini bir bir yaşadığımı fark edene kadar. Ve bir…

Read more

Mindfulness : The Presence of Now As It Is

November 4th, 2018 The concept of Mindfulness that we come across often these days, is a secular Buddhist tradition developed 2500 years ago and called Sati at the time. Sati is the first of the seven mental capacities towards enlightenment  in the Buddhist practice. It is first translated into English as Mindfulness in 1881. Although it seems like it is associates with thinking since there is mind in the word itself, according to Buddha it actually means full awareness of now. There exists various understandings on Sati / Mindfulness in different traditions, the contemporary definition of Mindfulness is done by Jon Kabat Zinn who is the founder of Mindfulness Based…

Read more

Hazır Mısın?

30 Eylül 2018 Günlerden Çarşamba, saat sabah 8. Sonbaharın kendini hatırlattığı günlerdeyiz. Uzun bir aradan sonra, yağmur tüm coşkusuyla sokaklarda.. İnsanlarda sabah işe yetişme telaşı.. En sevdiğim fırına uğramış, kendime sıcacık, ekşi mayalı bir poğaça almışım. Arabaya binip, işe doğru devam edeceğim diye düşünürken ben, hayatın başka planları varmış benim için 🙂 Arabanın yanında bir…

Read more

Değişen ve Aynı Kalan Her Şeye

15 Temmuz 2018 2018’in ilk perdesi kapanırken, arada dönüp bakıyorum, İlk perdede neler yaşanmış diye.. Ve fark ediyorum ki, hayatım spesifik olarak değişmiş olmasa bile, Dönüşmüş.. Ben, İlişkilerim.. Bir şeyleri oldurtmamışım da, Olacak olan kendiliğinden oluvermiş. Dönüp bir bakmışım, Kendimi hiç bilmediğim yollarda bulmuşum. Bazılarında tünelin sonundaki ışığı görememiş, Kaçıp dönmek istemişim.. Yeniden başlamak, Yeni bir yerden.. Söylediğim sözleri söylememiş olmak, Ve bazen de tam tersi, Söyleyemediğim her şeyi söyleyebilmiş olmak. Ve sınavlarım her zamanki gibi, Beklemediğim yerlerden gelmiş. Ve fakat güzel olan, Panik yapmamış, Korkmamış, Kaçmamışım. 26 yıl sonra, belki de ilk defa hazırmışım. “Hadi gönder hazırım hayat” diyerek meydan okumuş, beylik laflar etmişim kimi zaman. Kaybetmekten korkarak yüzleşmekten…

Read more

An..

30 Nisan 2018 Hayat, Nefes gibi bi’ anlık. Bi’ nefesle değişebilecek kadar. Bazen bir cümle dudaklardan dökülen.. “Yıllar geçmiş..Nasılsın?” Bazen an’lık bir karşılaşma, tesadüf sandığımız. Aklımıza düşen, kalbimize düşen bi’ an, hayatımızı kimi zaman alt üst eden. Ve yıllar sonra baktığımızda, bir yutkunma ile andığımız.. Bazen bir bakış.. Boğazdan geçmeyen bir kaç lokma. Bir kaç kelime.. Aslında kastedilmeyen, Kendimizi korumak, kendimize kendimize kanıtlamak için sarf ettiğimiz; “Ben mi, çok iyiyim. Ya sen? ” Bir telefon belki, uzaklardan gelen. Ve inandığımız herşeyi paramparça eden. Bir an.. İçimizdeki kuşları göçüren. Öylesine bi’ teklif bazı bazı; “Sana bir kahve ısmarlayayım..” Çoğu zaman önemi yaşanırken fark edilmeyen. Bir an. Kendisinden sonraki her an’ı etkileyen.…

Read more

Bazen..

Bazen kabul etmek gerek. Yorgun Keyifsiz Durgun Ve kimi zaman mutsuz olduğunu. Olabileceğini.. Olmaya hakkının olduğunu Ve bu duyguların, sahile vuran birer dalga gibi, gelip geçici olduğunu. Ve fark etmek gerek; Yorgunluğun da Keyifsizliğin de Durgunluğun da Ve kimi zaman mutsuzluğun da “İnsan” için olduğunu.. Ve takılmadan izleyebilmek. Dışarıdan olan biteni izleyen, yargısız bir tanık gibi.. Duyguların gelip, gittiğini. Acıyı fark edebilmek ve bu farkındalığa takılmadan tanık kalabilmek.. Nedenini sorgulamadan Üzerine çok kafa yormadan Ve fakat, Kalbin sesine kulak vererek..

Read more

Yabani Otlar..

23 Nisan 2018 Son zamanlarda, daha önce hiç keyif almadığım bir uğraş girdi hayatıma. Toprakla uğraşmak.. Ben ona kısaca “bahçecilik” diyorum. Benim için evcilik gibi bir oyundu ilk bir kaç hafta. Taa ki her akşam eve, sabah suladığım minik çimlerin çıkıp çıkmadığını merakıyla geldiğimi fark edene kadar. Çocukluğumun yılda 3 ayını köyde, bahçede, toprakta ve hayvanlarla geçirmiş olmama rağmen, Hiç bir zaman toprakla uğraşmayı sevmedim. Annem ve babam ne kadar meraklılarsa toprağa, ben de hayvanlara düşkündüm bir o kadar, kendimi bildim bileli. At, inek, manda, buzağı, tavuk, ördek ve çocukluğumdan beri sevdiğim onca köpek. Ve daha sonra tabi ki gerçek anlamda çocuğum  olan Mia.. Ve fakat, insan değişiyormuş.. Bahçeye atılan…

Read more