2 Aralık 2018

Matın üzerinde karşılaştığın insana bak şefkatle ve fark et kim olduğunu ✨

Yogaya başladığım günden beri kulağıma küpe bu öğreti.
Pozun içinde kendisiyle karşılaştığında insan, günlük hayatta yapabildiği gibi göz ardı edemiyor kendisini.
Çünkü o an, o anın içindesin her şeyinle.
Dikkatin, odağın, zihnin, nefesin bedende.
Ve ruhun akıyor; her geçişte farklı bir duygu, her pozda farklı bir tepkiyle. 

O seni konfor alanından çıkaran asana ise insana en güzel ayna. 

Bir pozun içerisinde kalmak veya pozdan kaçmak,
Hayatta istemediğin şeyler olduğunda, içsel olarak onunla kalmak veya ondan kaçmak ile aynı..
Ve bir de pozla savaşmak var, hayatla savaşmaya benzeyen.
Kimi zaman alışık olduğun bir akıştan farklı olarak, bir poza hiç bilmediğin bir yerden girdiğinde verdiğin içsel tepki, hayattaki sürprizlere verdiğin tepki aslında.
Her poz kendi başına bir öğreti.

IMG_1070 2.jpg
Benim yolumdaki en güzel ayna, Aşağı Bakan Köpek.
Omuzlarım geniş ve oldukça kapalı olduğundan, bir dinlenme pozu olmasına rağmen kendisi, benim en çok kaçındığım ve fakat kaçamadığım, ısrarla savaştığım asana oldu. Öyle ki, pozda geçirdiğim her nefeste, hayatta nefesimi tuttuğum anlarla göz göze geldim.
Benim için kolay olmayan bir durumun içinde, zorlayıcı duygulardan geçerken verdiğim tepkiyle, pozda verdiğim tepki aynıydı çünkü.
Nefesini tutarak, pozla ilgili içten içe şikayet ederek, gözlerim kapalı zamanın geçmesini beklemek..
Tıpkı zor zamanlarda hayatta da yapmış olmaya alıştığım gibi.

Çok uzun bir süre, Aşağı Bakan Köpek’te fark ettiğim bu tepkiyi göz ardı etmeye çalıştım. Gerçek hayatta böyle olmadığımı, sadece bu pozun beni gerçekten çok rahatsız ettiğini ve bunun gibi bir sürü bahane..
Taa ki zorlayıcı durumlar içinde, sakince nefeste kalabilmenin de mümkün olduğunu deneyimleyene kadar..

Bu benim hayatın kendisiyle öğrenip matta uygulamaya başladığım bir öğreti miydi,
Yoksa matta farkedip hayatımda mı uygulamaya başladım, bunu pek bilemiyorum.
Ve bunun net bir cevabının olduğunu da sanmıyorum.
Bu süreçte kendi yolum için öğrendiğim şey şu;
Yoga hayatımın, hayatım da yogamın ta kendisi.
Ve
 ben bu yolda, yoga ile hayatta, hayattaki deneyimlerim ile de yogada değişmeyi ve dönüşmeyi kalpten seviyorum.. 

Nihayet Adho Mukha Svanasana benim için de bir dinlenme pozu 🙂
Ve fakat şimdilerde başka pozlar oluyor beni gerçekten zorlayan,
Yapmayı öğrendiğim ve hala öğreniyor olduğum şey ise, gerçekten pozun hissiyle kalabilmek..
Nihayetinde yogadaki her poz ve hayattaki her deneyim geçici.
Bir tarafta gözünü gerçeklere kapatıp, zaman geçsin diye sabırsızlanırken, sıkışık bir alanda daha da sıkışmak var,
Diğer tarafta ise o sıkışıklığı rahatlatacak koca bir nefes, koca bir içsel alan..
Ve rahatlamasa bile bazen o sıkışıklık,
Bil ki o pozun içinde ve o durumun içinde kalabilecek gücün,
Ve yine tam da orada seni bekleyen küçük bir hediye var 🙂

Belki sen de bakmak istersin kendine, hayatına, yogana?
Sen o sıkıştığın alana girdiğinde nasıl tepki veriyorsun?
Ve bu tepkiyi biraz olsun yumuşatabilmen mümkün mü?

Namaste