Balık Ekmek


3 Ocak 2022

Sen de bilir misin;
Herhangi bir sebepten
Yiyecek bir lokma bulamadığında
Karnının açlıktan kazındığı,
Zihninin çaresizlikle boğuştuğu o anı
?

Sen de bilir misin
Bir ayın sonunu görememenin korkusunu,
Bir liranın hesabını yapmayı
?

Diyarbakır, 2012

Hepimiz biliriz çocuk
Ve fakat belki de hiç birimiz senin kadar bilmeyiz gece aç karnına yatağa girmenin zorluğunu..
Dilerim ki kalpten
,
Kimse bilmesin
Hiç bir canlı..
Senin gibi bir çöp kutusunun önüne oturup da
Soğuktan buz tutmuş elleriyle
Karnını doyuracak bir lokma aramanın hissini
Kimse bilmesin
..

Keşke sarabilsem seni çocuk
Sana dünyanın en güzel yemeklerini verebilsem
Sıcacık doyurabilsem karnını
Tüm acılarına kalbimde ortak olabilsem
Çözüm bulabilsem çaresizliklerinin hepsine
Unutturabilsem açlık hissettiğin her anın hatırasını
Neyim var neyim yok seninle paylaşabilsem
..

Hangimiz bir çöp kutusunun yanından geçerken duyduğumuz kokudan hoşlanırız?
Hangi birimiz bir çöp kutusunun kapağını elimizle açtığımızda elimizi yıkamadan bir ekmeğe dokunuruz gönül rahatlığıyla?
Hangi birimiz bir başkasının çöp poşetini karıştırmaya yelteniriz?
Hangimiz beklemiş kaskatı bir dilim ekmekle karnımızın doyduğunu hissederiz?


O kadar çok soru var ki soracak çocuk
Soracak soru çok..
Ve fakat seninle göz göze geldikten sonra
Benim tüm insanlık adına cevap vermeye yüzüm yok..

İnsanlar akşam yürüyüşünde
Uzun uzun yürüyorlar
Kiminin elinde sıcak bir kahve, kiminin eli sevdiğinin elinde..
Herkesin üzerinde kalın montları
Kafamızda birer bere
Sevmeyiz üşümeyi nihayetinde..

Ve sen çocuk
Yanından umarsızca geçen insanlara rağmen,
Oturmuşsun sokağın ortasındaki bir çöp kutusunun önünde
Çıkarmışsın bir kaç çöp poşeti kendine
Aç bir kedi misali
Soğuktan morarmış ellerinle
Tek tek açıyorsun çöp poşetlerini özenle
Varsa içinde tek bir lokma bile
Senin için bayram belli ki..

Yanından geçerken sana bakmaya utanıyorum
Başım öne eğik
Tüm dünya adına..
Kaçınıyorum göz göze gelmekten önce
Ve fakat yürüyemiyorum
Gözlerim puslu
Ansızın akan damla yaşlardan
Önümü göremiyorum..
Seni bir kere gördüm ya
Sanki gözlerim benim değil artık
Önümü göremiyorum..

Dikkatlice yaklaşıyorum yanına
Çekincem seni kırmak
Korkum seni korkutmak..
Dökülüyor kalbimden kelimeler düşünmeden
“Eğer beklersen sana yemek alıyım”
Tepkisiz bir kafa sallayış sadece
Belli ki mecalin yok hiçbir şeye..

Etrafıma bakıyorum hızlıca
Karnını doyurabileceğim ne var ne yok diye
Öyle ki
Karnın tok uyu istiyorum
Sıcak olsun yiyeceğin yemek
Biraz olsun için ısınsın
Biraz da kalbin..

Bir balık ekmek söylüyorum hemen
Çabuk çıksın,
Olur da gidersin diye korkuyorum..

Yanına geliyorum tekrar
Elinde bir dilim ekmek, kaskatı
Ağzına alıp ekmeği emerek yumuşatmaya çalışırken sen
Göz göze geliyoruz..
Gözlerimin buğusunu hissetme diye
Boğazımı düğümlüyorum
“Bekle olur mu hemen yemek getiriyorum sana”

İnsanlar yanımızdan umarsızca geçmeye devam ediyor
Görüp de bakmayan insanlar
Ve bakıp da görmeyen, görmek istemeyen..

Önüne kurulduğun mağaza kapanıyor belli ki
Bir adam gelip çöp kovasını boşaltıyor
Benim kalbim donuk
Sen meraklı
Adam umarsız..

Balık ekmeğin hazırlanıyor nihayet
Soğumasın diye koşup getiriyorum sana paketi
Eline tutuşturuyorum hızlıca
Elindeki ekmeği bırakmamışsın hala
Avucunda ekmek sımsıkı..
Biliyor musun,
Benim de kalbim seni gördüğümden beri sımsıkı
Boğazım düğüm düğüm..

Gözlerimin içine bakıyorsun
“Hakkın geçmesin” diyorsun kısık, titrek, kekeme bir sesle..
Boğazıma bir düğüm daha atıyorum
Ağlamaklı olup
ağlamama izin vermediğim her an olduğu gibi, gözlerimi kocaman açıyorum

Yıllar önce öğrendiğim gibi..
Gözyaşlarımdan gözlerimden kayıp gitmesin diye..

Benim hakkım sana nasıl geçebilir ki..
O kadar kolay mı be çocuk!

Senin hakkını biz nasıl öderiz
Biz insanlar
Yanından geçip giden
Seni gören ve sana bakmayan
Sana bakan ve seni görmeyen
Senden, senin gibilerden haberi olmayan
Senden, senin gibilerden haberi olup kılını kıpırdatmayan
Ancak kendi hayatını idame ettirebilen
İçeceği bir kahveyi senin karın tokluğuna tercih eden
Yanına gelip umarsızca çöp atan
Evde kalmış kuru ekmeği çöpe atan
Onca insan
Biz senin hakkını nasıl öderiz?

“Hadi soğumadan ye n’olur” diyorum bir kez daha
Senin uzun uzun gözlerimi süzen gözlerindeyken..
Ve inan çocuk
Dilinden dökülen onca kelimeyi, mırıldanmayı duyamıyorum
Duyuyorum, anlamıyorum
..

Söyleyebileceğim onca şey
Bugüne kadar tükettiğim onca kelime
Kifayetsiz kalıyor her şey..

Kim bilir senin gibi kaç doymamış karnın yanından geçiyoruz gün içinde

Kim bilir kalbi boş, cebi boş, eli boş kaç kalbi görsek de bakmıyoruz, baksak da görmek istemiyoruz..

Niyetim gördüğüme bakmaya, baktığımı görmeye!

Biz senin hakkını
Biz senin gibilerin hakkını nasıl öderiz çocuk!


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s