Show Menu

La Boca – Buenos Aires !

23 Temmuz 2014 https://www.youtube.com/watch?v=Gcxv7i02lXc La Boca’da hala kirlenmemiş birşeyler var. Tıpkı rengarenk evler gibi, insanın içinde cıvıl cıvıl baharı uyandıran. Masum bir şeyler var, tutkulu insanlardan geriye kalan. Samimi, sıcak ve paha biçilemez.  Tangonun ateşi yanıyor buram buram, Ve bir de insanların gözünden fışkıran o sihirli his, tutku! La Boca’da özgürlük var. Bir de, her an için kulağınıza fısıldanan gizli saklı bir aşk melodisi, hiç bitmesin istediğiniz.  La Boca’nın bana hatırlattığı tek bir yer var Montmarte! Evet, Latin Amerika’nın Paris’i olarak adlandırılan Buenos Aires’in Montmarte’ı ! Nasıl ki Paris’in en sevdiğim köşesiyse Montmarte, La Boca da içime işliyor, Gördüğüm anda, tutuluyorum. Dört bir yanımı saran evler arasında yürüdükçe hissettiğim tek…

Read more

Özgür ve Eşit Bir Dünyada Rahat Bir Nefes Alabilme Dileğiyle!

23 Temmuz 2014 İnsan olmak “çaba göstermek” değil midir? Her nefeste kendine daha iyi bir hayat sunabilme isteği? Sizi bilmem, ama ben çoğu zaman böyle hissederim, bir insan olarak. “Hayatı hem kendime, hem çevremdekilere daha yaşanabilir kılmak için neyi daha doğru yapmalıyım?” İşte kafamdaki bu sorularla, ben böyle uyanırım. Kim bilir, belki de hiç uyumam. Bu sabah içimde bir kıpırtı uyandırdı beni. Öyle bir rüya görmüşüm ki, öyle gerçekmiş ki, sabah kalktığımda nerede olduğumu şaşırdım. Ve bu sabah daha bir başka uyandım sanki. İçimdeki heyecanın nedeni belli: Bugüne kadar yürüttüğümüz “Kadın Liderler Projesi” sebebiyle tanıştığımız onlarca kadın gibi, bir kadınla daha tanışacağız bugün. Dünyanın bir ucunda, bambaşka bir hikayesi olan, bambaşka bir kadın ile daha.…

Read more

Benim İçim Hep Mavi !

 6 Haziran 2014 Ayaklarımı uzatmışım denize. Hafif bir meltem, yaz akşamı serinliği havadaki.. İzmir bir hamak sanki, gözümü kapatıp kendimi rüzgârına bıraktığım. Önümden bir simitçi geçiyor “Gevreeeek” diyerek. Nefesimi tutup, gözlerimi kapıyorum. Karşımda Karşıyaka göz kırpıyor..  İzmir tüm dinginliğiyle karşılıyor beni, yaşamın bilgeliğini saklıyor gibi. Uçaktan indiğim anda hayatım yavaşlıyor az biraz.Daha bir keyifli, daha bir sakin..Çok sevdiğim bir İzmirli’nin hep dediği gibi: SAKİN ! Benim gibi İstanbul’un karmaşasına alışan bir “yang” için zor geliyor sakinliğe alışmak, durulmak. Ve fakat, tabi mümkün.. İzmir’de yediğim yemeğin tadı bir başka, acelesiz, lokma lokma. İçtiğim kahve daha bir keyifli sanki, yudum yudum.. Hayatımın en uzun ve en güzel sayfasını İzmir’de kapatıyorum. Son kez toparlıyorum kafamı…

Read more